Bir Kedim Vardı Benim



Küçükken minik bir kedim vardı.

Rengini hatırlayamadım. Çok kızdım şimdi kendime.

Galiba griydi. Evet evet gri olması lazım.

Rengin ne önemi var demeyin. Ben çok severdim onu. İşte çocuk kalbiyle nasıl sevilirse öyle severdim.

Çok temiz sever çocuklar. Çok içten. Herşeyini vermeye hazırdır. Gerçekten ve bütün kalbiyle sever çocuklar. Çünkü onlar çocukturlar. Kendileri gibi sevgileri de pırıl pırıldır. Ve çok sever çocuklar. ÇOK.

Ben de öyle sevmiştim işte. Neden geldi aklıma şimdi bilmiyorum. Çok eskilere götürdü birden.

Nasıl da gelivermişti evimize. Yolda bulmuştu ya onu babam. Ne iyi etmişti babam. Ben babamı da çok severim. İyi adamdır benim babam.

Mutluluk oydu benim için. Aradan o kadar zaman geçti. O kedinin geldiği ve evde durduğu süreçteki mutluluğu bulamadım. Hiç birşey o kadar saf, o kadar temiz gelmedi bana.

Ve gitti birden...

Yine karanlık. Bir tane şiir yazmıştım gözyaşlarım kurumadan. Daha sonra hep yazdım. Her acı bir şiir bıraktı bende. Benim acılarım o kadar da "acımasız" değildi yani.

Ve ışık. Evimize muhabbet kuşu almıştık. Onu da çok sevmiştim yine çocuk kalbimle. Ama ilki kadar değildi elbette.

Keşke sevgilerimiz hep çocukluktaki gibi olsa. Karşılık beklemeden. Kırmadan. Dökmeden.

Ve çok sevsek...

Herkesi, herşeyi. En kalpsizi bile bulabilir sevecek bir şeyler. Çünkü o kadar çok ki.

Siz siz olun sevmeye kendinizden başlayın. Önce içinizde hiç büyümeyen çocuğu sevin. Ama çok sevin olur mu ?

Emre C.


2 karalama:

Koşan Kaplumbağa dedi ki...

gerçek sevenlerde çocuk gibi sevmior mu hacı? ama kıymet bilmiyor karşımızdaki o ayrı..

Emre C. dedi ki...

kesinlikle...ama bi karar verdim. artık kıymet bilenleri seveceğim. nasıl ayırt ederim şimdilik bilmiyorum ama :) yapıcam kararlıyım.