Emre Zaman Makinasına Binmiş "Ya Nasip" Demiş


"Çeyizi düzmüş
Kimi bekler
Köşede durmuş
Dönmek ister

Güzelim baksana
Adımı sorsana
Allahın aşkına
Şu ateşi yaksana.."


***

Gelin ata binermiş ya nasip dermiş; ben de zaman makinasına biniyorum ve ya nasip diyorum. Amacım Türk Pop müzik tarihinde gezinmek. Bunu yapmaya beni iten Yalın'ın bir klibi oldu. Son yıllarda herkes birçok şarkıcının çıktığını, kalitenin düştüğünü savunurken; ben ise kalitenin giderek arttığı kanaatindeyim. Mesele Batı Tınısına yaklaşmak ya da, onların müziklerine yakın müzikler yapmak da değil. Kaldı ki bence kalite sadece müzikte değil, güftelerde yani şarkı sözlerinde de var. Hadi biraz gezintiye çıkalım öyleyse..

İnternette biraz araştırma yaptım. Ama eğer araştırıp okuyacak olursak zaten o yıllar herkesin aklına geliverir. Mühim olan zihnimizde neler kalmış, o mühim. Yorgun dimağımın karanlık dehlizlerine gözü kapalı dalıyorum. Zamanda yolculuğa zihnimde çıkıyorum. 90'lar Pop deyince aklıma ilk Mustafa Sandal'ın "Bu Kız Beni Görmeli" şarkısı geliyor. Aslında ilk atılımı yapan o değil. Hani kıvılcımı çakan. Bu isim kim diye bakacak olursak tabi ki Hakan Peker. Efsane albümüyle ortalığı kasıp kavurmuştu hatırlarsınız. Sonra Tarkan var. O acemi hallerinden şimdiki geldiği noktaya bakarsak ne büyük değişimler yaşadığını anlayabiliriz.

Benimle oynama
Söyledim sana
Şansını zorlama
Uğurlar olsun

Burak Kut bu şarkıyı söylerken sene de 1994'ü gösteriyordu. Popüler müziğin "Bebek Yüzlü" yakışıklısı Kut kısa zamanda genç kızların gönülerindeki tahtlarda yer kapmaya başlamıştı bile. 94 yılına kadar Levent Yüksel, Nazan Öncel, Suat Suna, Bendeniz gibi isimler yerini çoktan almış olacaktı. Bu isimlerin albüm çıkarma zamanlamaları arasında ya bir ya iki yıl vardır. Ne cereyan etmişse yakın zamanda olmuştur. Bu yüzden patlama denilebilir. Aynı zamanda o yıllarda yapılan kaliteli işler, dinleyenler açısından da yeterli ilgiyi görmüş, albümler peynir - ekmek gibi satılır olmuştur. Durumu albüm almaya yetmeyenler ya da isteksiz olanlar, "kasetçi"lere koşmuş ve albüm doldurtmuşlardır. Şimdiki teknolojinin t'sinin olmadığı o yıllarda Radyolar çok çok önemliydi. Video Müzik kanallarının doğuşuna kadar da yerini korudu. Gerçi Radyonun hala kemik bir dinleyicisi vardır. Konudan uzaklaşmayalım. Hemen bir parantez de Yonca Evcimik'e açalım. Gene en büyük patlamayı bu yıllarda yapan Evcimik, özelliklere gençlerin büyük beğenisini toplamıştı. Şarkı sözleri genelde akılda kalıcı, pek mantık barındırmayan cinstendi ama çok sevildiği bir gerçek. Belirtmekte yarar var hatırladığım kadarıyla o furyada istisnalar dışında sözler hep "akılda kalıcı" olmaya yönelikti. Şimdiki kaliteden kastım bu. Buraya döneceğiz...

Klibinde koşan adam desem? Hemen Mirkelam aklınıza gelir değil mi? Zamanda ilerleyoruz ve ilerledikçe görüyoruz ki piyasa kızışmış, rekabet almış başını gitmiş. Piyasaya girmek için ya çok etkili bir albüm ya da tarz gerekir olmuş. Mirkelam da bunu yapanlardan biriydi. Klibinde kan-ter içinde kalıncaya dek koşmuştu. Şimdi olimpiyatlarda madalya sıkıntısı çekiyoruz ama Mirkelam'ın o yıllarda keşvedilmesi gerekirdi bence. Çünkü bence o klipte rahat 40km koşmuştur. O koşadursun hemen uzun saçlarıyla, sanatçı bir aileden gelen birine kaysın buğulu bakışlarımız. Kenan Doğulu. Gerçek değeri o yıllarda hemen anlaşılmasa da bugün ne kadar doğru işler yaptığı anlaşılıyor. Yavaş yavaş yükseldi ama yerini gerçekten sağlamlaştırdı. "Yazmışsa Bozmak Olmaz", "Sımsıkı Sıkı Sıkı", "Yaparım Bilirsin", "Hiç Bana Sordun mu", "Kandırdım" o yıllarda beğenerek dinlediğimiz şarkılarından birkaçı.

Güneş, kumsal, deniz üçlüsü. Hepimizin sevdiği şeyler. Kumsalda gençler bir araya geldi mi, hemen ateş yakılır ve gitarıyla birisi şarkılar söylemeye başlar. Günümüzde de hala sürer bu sevilesi gelenek. O kumsalda söylenen şarkılar da genelde "Haluk Levent", "Yaşar" ve "Ege" şarkılarıdır. İşte bu üç isim de çıtayı yukarılara taşıyan isimler. Ortak yanları ise şarkılarının buram buram aşk kokması. 2000'lere yaklaştıkça artan rekabetle birlikte güzel yapımlar da artıyordu. Şarkı sözleri giderek daha şiirsel, daha sanatsal bir hal almaktaydı. Bu da dinleyenlerin kulak zevkine daha çok hitap eder olmuştu. Aslında Haluk Levent Türk Pop müzik sanatçısı sayılmayabilir. Fakat dinleyen kitlesi açısından bakarsak belki katılabilir. Ama sound itibariyle "Anadolu Rock" türüne daha yakın. Rock müzik belki başka bir yazının konusu olabilir. Ama ben severek dinlediğim ve gelişimine bizzat tanıklık ettiğim müziği anlatmaya devam etmek istiyorum. Ayrıca Haluk Levent ilk zamanlarda daha Pop tarzına yakın şarkılar yapmaktaydı.

Bu şarkışları aşk kokan sanatçılar gönüllerdeki telleri titrete dursun günümüze yaklaşırken, Harun Kolçak, Candan Erçetin, Doğuş, Atilla Taş gibi birbirinden farklı ve hevesli isimler kendilerine yer açmaya çalışacaklardı. Harun Kolçak'ı uzun saçlarından, Atilla Taş'ı Ham Çökelek'inden, Candan Erçetin'i bir klibinde sandalyeye ters oturup şarkı söylemesinden, Doğuş'u da ilginç hayat hikayesinden tanıyacaktık. Daha ismini bile unuttuğumuz bir çok şarkıcı, sanatçı gelip, geçecekti. Bu patlamalar, alçalmalar, yükselmeler içinde tek bir ismin yeri asla tartışılmayacaktı. Sezen Aksu.

Minik Serçe'miz kariyeri boyunca onlarca albüm çıkaracak, yüzlerce şarkıya imza atacak ve hepsi de hit olacaktı. Birçok şarkıcıya bestelerini verecek, yetiştirecek, vokalistleri de ünlü şarkıcılar haline gelecekti. Bu Pop tarihimizde yerini alan, parlayıp - sönen, ya da hala var olan sanatçıların hepsinin gözünde Sezen Aksu'nun yeri apayrıdır ve tartışılmaz. Türk Pop müziği denilince akla ilk gelen/gelmesi gereken kişidir o. Yaşayan bir efsanedir. Onun şarkılarıyla aşık olmuş, ağlamış, üzülmüş, ayrılığı tatmış bir nesiliz belki de birçoğumuz. Hiç sıkılmadan dinledik ve dinliyoruz. Sen bir tanesin Sezen...

Türk Pop müziği o patlamadan sonra belli bir süre durgunluğa geçecek ve belki de kendini hazırlayacaktı. Teknoloji heryere girer olmuş ve albüm satışları azalmaya başlamıştır. Ama en başta da iddia ettiğim gibi kalite gittikçe artmaktaydı. Kimiler 70'leri, 80'leri mumla ararken, ben ve benim gibiler de bu durumdan oldukça memnundu. Kabul ediyoruz bazı şarkılar günü birlikti ya da mevsimlikti ama güzel olanlarının sayısı da çoktu. Türk Pop müziğinde 90'larda patlamaya sebep olan isimler, Tarkan, Mustafa Sandal, Sertab Erener, Kenan Doğulu, Mirkelam, Yaşar..vb hala albümler çıkartacak, hayran kitlelerini arttıracaktı. Ayrıca bu isimlere Kıraç, Yalın, Emre Aydın, Ferhat Göçer, Hande Yener, Emre Altuğ, Keremcem, Sıla gibi günümüze kadar uzanan isimler eklenecekti. Demet Akalın gibi hiç de az seveni olmayan isimler sürpriz çıkışlar yakalayacaktı.

Artık yazının sonlarına yaklaşırken bir ismi es geçtiğimi farkettim. Aslında saymaya kalksam yüzlerce isim var ama ben aklıma gelenleri, sevdiklerimi ve damga vuranları yazmaya çalıştım. Ama bu ismi unutmamalıydım. Öyle ya da böyle, seversiniz ya da sevmezsiniz albümleri en çok satanlar arasında yer alan birisi. "Karabiberim", "Yaz Yağmuru", "Zakkum", "Gamzelim", "Kanasın", "Ben Adam Olmam" gibi şarkıların hem bestecisi hem söz yazarı. Ayrıca başka sanatçılara verdiği şarkılar da hit olmuş bir isim. Sezen Aksu'dan sonra en çok besteleri alınan isimlerden birisi. Son olarak Nefes - 2008 albümüyle piyasada yerini alan Serdar Ortaç. Kimi şarkı sözlerinde bariz mantık hataları bulunsa da Türk Pop müziğinde adı unutulmazlar arasında yerini çoktan almıştır.

***

İçim sızlıyor doğru
Ama sana git demekten başka yol mu var
Onların doğrularıyla büyürken
İçine hayat çekmek değil kolay
Sesim çıkmıyor doğru
Ama bağırsam kime ne faydası var
Bedelli mutluluklar düzeninde
Yüreğe güvenmek değil kolay
Gerçeğin kenarından hayatın düzenine
Bir yol bulup ben akamadım
Bugün budur pencere yarın kışla yüzleşince
Çok üzgünüm kalamadım...

İzlediğim klip, bu şarkınındı(Herşey Sensin - Kalamadım). Bana bu kadar çok şey yazdıracağını bilemezdim tabi ama iyiki de yazdırdı. Zamanda hoş bir yolculuğa çıkarmış oldu beni. Yalın'ın ilk çıktığını hatırlıyorum da herkes sesine hayran olmuştu. Çok farklı gelmişti bize. Sonra "Zalim" şarkısı... O albümündeki diğer parçalar da çok çok iyiydi ve artık düzenin değişmekte olduğunu göstermekteydi. Çünkü artık tek şarkılık albüm devri bitmişti. Tabi yapanlar gene yaptı ama bunun cezasını unutularak ödediler. Yalın için de tek albümle kalır, unutulur gider diyenler oldu ama, ilk albümden sonra çıkardığı albümlerle kendini kanıtlamış, bir nevi sınıfını geçmiş oldu.

Son olarak, gitmeden önce severek dinlediğim iki isme daha yer vermek istiyorum. Ferhat Göçer ve Emre Aydın. Yalın, Göçer ve Aydın'ın bütün parçalarını ayırt etmeksizin severek dinlerim. Çünkü hepsinden alınacak ayrı bir tat, çıkarılacak ayrı bir ders vardır. Sözlerin güzelliği bir yana müzikleri de bambaşka lezzettedir. Umarız ki bu çizgide devam ederler ve biz sevenlerini sevindirmeye devam ederler...

Sevgilerimle,
Emre C.

Dip Not: Bu yazıda bana katkı sağlayan Wikipedia'ya ve Türkpopmuzik.net'e binlerce kez teşekkür ederim. Onlar bunu bilmeyecek ama olsun :)

Bugün ne kadar güzel bir gün değil mi ??
Bence öyle...
Hadi gidin artık..ben de gideyim..yemek yiyeceğim..zamanda yolculuk acıktırdı ;) görüşürüz..


0 karalama: