Prestij - The Prestige



“Her büyük sihir gösterisi üç kısımdan meydana gelir. İlk kısma Vaad denir: sihirbaz size sıradan bir şey gösterir ama... belki de sıradan değildir. İkinci kısma Dönemeç denir. Eğer sırrı arıyorsanız... bulamazsınız. Bu sebeple Prestij denen üçüncü bir kısım vardır. Bu; sürprizler ve dönüşlerle dolu, insan hayatının pamuk ipliğine bağlı olduğu ve hiç görmediğiniz kadar sarsıcı bir şeye tanık olduğunuz kısımdır.” diyordu geç de olsa izlediğim "The Prestige" adlı filmde...

Her çocuk gibi ben de meraklıydım sihire, sihirbazlığa. Çok istiyordum insanları şaşırtmayı. Onlarınkisi büyülü bir dünya idi. Sırları vardı. Kimselere anlatmadıkları sırlar. Şimdi düşünüyorum da ben sihirbaz olamazmışım. Aram yoktur benim sırlarla. Ne hayati derecede önemli sırlarım vardır sakladığım (ki zaten beceremezdim saklamayı) ne de bana böyle sırlarını anlatan arkadaşlarım. Omuzlarımda yük olarak görürüm ben sırları. Zaten o kadar yük var ki hayat dediğimiz oyunda. Bir de sırlarla bezenmiş bir hayat. Sanırım bana göre değil...

Ayrıca çok hırslı da değilim ben. Bazı hedeflerim olduğu doğru. Onlara ulaşmak için var gücümle çalışıyorum. Ama hırs beni biraz ürkütmüştür. Sanki çok hırslı insanlar bazı yerlere gelmek için çok şeyi feda ediyormuş gibi geliyor bana. Benim de fedakarlıklarım var ama bu filmden örnek verirsem (izlemeyenler için buraya yazdığım şeyleri silip yeniden yazdım) kahramanlarımızın feda ettikleri şeyler çok büyük. Filmi izledikten sonra şunu sordum kendime: Değer miydi?

Belki bu kişiliğe sahip insanlar için değer. Dedim ya farklı bir yapım var. Ben yine başarılı olayım ama o "basamakları" çıkarken birilerini kırmayayım, birşeyler eksilmesin. Hayat bir oyun evet ve kuralları var. Ama o kadar da acımasız olduğunu düşünmüyorum. Kurallar esnetilebilir. Önümde uzun yıllar var. Yaşayıp göreceğim. Ama büyük sırlarımın ve beni ele geçiren hırslarımın olmasını istemiyorum...

Filme dönersek; bana biraz Sihirbaz'ı çağrıştırdı. Şaşırtan finali, büyülü atmosferi, sihir dünyası, sırlar v.s. Ama konu olarak yakın olduklarından, doğal olabileceğini düşünüp, pek üzerinde durmadım. Ama açıkça söyleyebilirim "Prestij" her bakımdan "Sihirbaz"dan daha güzel. Nolan'ın (30.Temmuz.1970 İngiltere doğumlu Yönetmen-Senarist) diğer filmlerini (Batman Begins-2005, Insomnia-2002) izlemedim. Ama izlemeyi düşünüyorum artık. Oyunculardan öne çıkan yoktu. Hepsi güzel oynamış fakat sanki senaryo oyunculukların önüne geçmiş biraz. İzleyin ve kendi sentezinizi kendiniz yapın derim...

Bu pazar kendinize bir iyilik yapın, hala izlmediyseniz "The Prestige" DVD'sini alın ve izleyin. İyi seyirler...

2 karalama:

Koşan Kaplumbağa dedi ki...

off hacıı offfffffff.:(:(

Emre C. dedi ki...

yaaa offlama nooolduuu :((