A.R.O.G - BirYontmaTaşFilmi


Ne zamandır merakla bekliyorduk acaba devamı nasıl olacak G.O.R.A'nın diye...
Merakımız gitti şükür.
Fakat beklediğimiz gibi bir film miydi?
İnsanların sinema salonları önünde sıraya girdiğine, beklediğine değdi mi?

***

Ben filmleri ilk sahneleriyle değerlendiririm. Aslında şöyle ki; bana göre bir film, iyi olup olmadığını ilk sahnesinden belli eder. Bu benim gözlemlediğim bir şey ve bugüne kadar da pek yanılmadım.

AROG da açılışıyla beni tatmin etti açıkçası. Daha ilk sahneden bizi kavrayıverdi. Korkmayın filmden önemli sahneleri anlatıp tadınızı kaçırmak niyetinde değilim. Ama kafanızda fikir oluşturması açısından bazı konulara değinmek istiyorum...

***

En baştaki sorulara toptan cevap vermem gerekirse: DEĞDİ
Hemen belirtmem gerekir ki, bu benim görüşüm. Bazı kişiler GORA'daki etkinin olmadığını, onun yanında sönük kaldığını söylemekteler. Belki GORA kadar etkili değil, evet; ama bir çok yönden etkili bir film olduğunu söyleyebilirim.

Bir filmi ne açıdan eleştirdiğimize de bağlı aslında. Halk için yapılan bir film mi; yoksa sanat için mi...AROG tam bir gişe filmi bunu belirtelim. Gişe filmi ne demek? Gişe filmi, daha çok halkın beğenisine hitap eden, halkın zevklerine uygun, yüksek gişe beklentisiyle yapılan film. AROG bu yaptığımız tanıma tıpatıp uyuyor. Eleştirenlerin beklentisi ne yöndeydi buna da bakmak lazım işte. AROG' da yapılmak istenen buydu ve başarılı olundu. (AROG ilk gün rekoru kırdı. Toplamda rekor kırar mı, bekleyip göreceğiz.)

***

Biraz filmden bahsedersek...

Fragmanlardan da izlediğiniz gibi, Arif kenidini bir anda Yontma Taş Devrinde buluveriyor. Nasıl olduğunu izleyince görürsünüz. İşin en komik yanı Arif'in her ortama ayak uydurma becerisi. İlk filmde de uzaya şıp diye ayak uydurmuş; bununla kalmayıp uzaydan kız kaçırmıştı.(Cekuuu)

Aslında olay gene Ceku'yla bağlantılı. Tam bir sevgi adamı olan Arif ne yapıyorsa Ceku'su için yapıyor. İlk filmde Ceku'ya aşık olan Logar da var gene. Fakat biraz daha farklı.

Film baştan sona güzel esprilerle örülü. Ayrıntılar daha bir güldürüyor insanı. Cem Yılmaz'ın "Bu filme dekoderle gelin" lafı boşa değilmiş. Dediği gibi küfürü minumuma indirmiş. İndiriceğim derken de filmin gazı mı kaçmış, takdir sizlerin artık.

Fragmanlarda da geçen ve benim en çok hoşuma giden esprilerden biri:

-Bir haftada cilalı taş, bir ayda yeni çağ, bu hızla bir aya kalmaz Fransız Devrimine kadar gideriz...

Espri demişken, gene yapılan yorumlarda espri olarak GORA'ya göre zayıf kaldığı iddia ediliyor. Belki doğru belki yanlış. Ama hangi filmde daha çok güldün derseniz inanın cevap veremem. Bence ikisi de oldukça komikti. Ya da şöyle demem en doğrusu sanırım. GORA gerçekten çok komik bir filmdi. Bu daha çok eğlenceliydi. Bayram günü ya da bir Pazar günü ailecek gidilebilecek enteresan, zevkli bir film. Sözün özü verdiğiniz paraya değer.

Alın yanınıza eşinizi, dostunuzu, sıraya girmeye üşenmeyin ve kendiniz görün filmi. Filmden çıkarken içimden şöyle dediğimi hatırlıyorum. Onunla bitirelim ve gidelim...

"Cem Yılmaz iyiki varsın ve sen bu ülkeye daha lazımsın..."

İyi Bayramlar...


4 karalama:

david santos dedi ki...

Brilliant work!!!!

Emre C. dedi ki...

thank you :)

denizyıldızı dedi ki...

ben "muro" ile "arog" arasında kaldım ama muro da karar kıldım. arog dan önce ıssız adam filmini çok merak ediyorum.
değerlendirmelerin ve önerilerin için teşekkrüler...

Emre C. dedi ki...

Muro'yu ben de çok merak ediyorum. Ayrıca Issız Adamı da... Onları bu ara izlemem zor gibi. Boşluk yakaladım ve AROG'u izleyebildim sadece. Yorumun için teşekkür ederim. Ayrıca sayfan da çok hoş en kısa zamanda iade-i ziyaret yapacağım. Sevgilerimle...