Bir Kaç Duvar Kağıdı


Resim link

Resim link




Resim link


Deviantart'ta gözüme çarpan bir kaç wallpaper'ı sizlerle paylaşmak istiyorum. Küçük resmin üzerine tıklarsanız büyük halleri gelecektir. Oradan inceleyebilir ve duvar kağıdı olarak kullanabilirsiniz.

Read More!

Atiye &Teoman Kal - Küçük Sırlar Dizisi Müziği



Daha çok küçücüksün
Yeni bir hayat var önünde
Kendini bilirsen
Yürüdüğün yol seninle
Yeni doğmuş bir bebek
Yeni açmış bir çiçek gibi
Bir ömür var önümde
Yaşarım istediğim gibi
Bazen sıkılırsın
Bazen bunalırsın hayattan
Biliyorum ben böyleyim
Yeter ki iste sakın korkma hayattan
Farkındayım seninleyim
Kal kal kal
Hep yanımda kal
Kal kal kal
Hep hayatta kal
Tut elimi
Duy sesimi
Belki zor olacak
İçini yakacak düşsen bile
Kalk yeniden bana sarılarak göster sevdiğini
Kalllllllllllllll
Birgün herşey değişir
Anlamak zor gelir bazen
Birgün herkes değişir
Yenilmek zor gelir zaten
Benim hayallerim var
Benim bitmeyen umutlarım
Ama bazen yanlızım
Sessiz, solgun sokaklarda
Bazen sıkılırsın
Bazen bunalırsın hayattan
Biliyorum ben böyleyim
Yeter ki iste sakın korkma hayattan
Farkındayım seninleyim
Kal kal kal
Hep yanımda kal
Kal kal kal
Hep hayatta kal
Tut elimi
Duy sesimi
Belki zor olacak
İçini yakacak düşsen bile
Kalk yeniden bana sarılarak göster sevdiğini
Kalllllllllllllll
Ne kadar zor gelsede bazen
Ağlamak gelsede içinden
En karanlık günde bile
Sakın korkma güneş doğsun içinde
Kallllllllllllll
Not: Şarkı sözleri şuradan...
Read More!

Sal



Bir sal düşün
Bir duygusal
Bir sal ve bir duygusal

Bir sal düşün
Bir masal
Bir sal ve bir masal

Bir duygusal düşün
Salda
Bir masal

Koyu mavi okyanus
Sal üstünde duygusal
Kavuşmalı sevdiğine
Bir masal.

Emre C.

Not: Resim şuradan... Read More!

Jose Maria Gutiérrez Hernández - GUTI BEŞİKTAŞTA

Aylardır süren uğraşlar sonucu Beşiktaş bir dünya devini Beşiktaşlı yapmayı başardı. Q7 transferinden sonra bu transfer 'yok artık' dedirtti. O kadar ki; süper starı hava alanında karşılamaya giden taraftarlar ''Yeter Yıldırım Demirören Yeter'' diye bağırmışlar.

***

İnanılmaz ama gerçek. Türekiye'ye gelen en iyi yabancı Hagi mi Alex mi tartışmaları sürerken BJK Guti'yi getirerek tüm tartışmalara son noktayı koymuş oldu. Taraflı tarafsız herkes kabul ediyor ki bu transfer Türk Futbol tarihinin en büyük transferlerinden biri hatta en iyisidir.

Fakat en büyük transfer olması bizleri hemen yanıltmasın. Çünkü Hagi GS'ya UEFA kupasını kazandırırken; Alex de FB'yi yıllardır sırtında taşıyor. Bu oyuncunun sahada yapacakları önemli. Fakat taraftar gözüyle bakınca insanın gözünün kamaşmaması imkansız. Çünkü o GUTI.

Ancak bilgisayar oyunlarında transfer edebileceğiniz adam BJK'da ve Türkiye'de. Beşiktaş formasını giyecek ve Nihat'a, Bobo'ya o muhteşem ara paslarından birini atacak. Belki uzaktan füzeler gönderecek rakip kalelere. Sonra Q7' de var. Aman Allah'ım bu BJK benim Beşiktaşım mı? Rüya bile olsa uyanmak istemiyorum. Jose Maria Gutiérrez Hernández ve Quaresma Beşiktaşta. İbrahim ÜZÜLMEZ 'de onlara kaptanlık edecek.!


***


Peki kimdir bu
GUTI?

Madrid doğumlu olan Guti futbola 1984 yılında Real Madrid alt yapısında başladı. Futbola başladığı yıllarda forvet'de görev yapan Guti daha sonra orta saha görev yapmaya başladı.

Tüm kariyeri Real Madrid takımında yapan Guti profesyonel kariyerindeki ilk maçı Sevilla FC maçı oldu ve ilk sezonunda dokuz maçta bir gol ile sezonu tamamladı.


1997 yılında Guti kariyerine La Liga ve İspanya Süper Kupası ile iki kupa ekledi. O sezon 17 maça çıktı bir gol attı.


1999-2000 sezonu Guti 28 maçta 6 gol attı.

2000-2001 sezonunda ise 14 gol atarak kariyerindeki en skorer sezonunu geçirdi. Fernando Morientes sakatlanması sonucu forvet oyuncusu olarak görev Guti toplamda 44 maç ve 19 golle sezonu kapattı.


2006-2007 Zinedine Zidane jubilesi ile Guti tekrar oyun kurucu olarak görev almaya başladı.


2008 yılında Guti Real Madrid tarihindeki 5000. golünü attı.


***


Kariyeri inanılmaz değil mi? Umarım Beşiktaş' a da böyle faydalı olur. Tek korkum aşırı doymuş olması ve BJK'i küçük görme ihtimali. Yanında oynayan oyuncuların da ona uyum gösterememesi gibi bir ihtimal de var. Zaman gösterecek. Fakat şunu kabul edin:

Beşiktaş Q7 ve GUTI transferleriyle son yılların en büyük transfer dönemini geçirmektedir. Ayrıca Guti'li, Q7'li, Nihat'lı, Bobo'lu, Tabata'lı, Ernst'li bir Beşiktaş iyi bir BEŞİKTAŞ'tır.


Beşiktaş:BEŞİKTaşk'tır.

***


Not: Resim şuradan....

Dip not: Korkarım ki bu BJK bana ligtv aldıracak. Yanarım ona yanarım...
Read More!

Orhan Hakalmaz - Bir Ay Doğar



Orhan Hakalmaz - Bir Ay Doğar
 

Bir ay doğar ilk akşamdan geceden nedem nedem geceden
Şavkı vurur pencereden bacadan
Dağlar kışımış yolcum üşümüş perişanım ben

Uykusuz mu kaldın dünkü geceden nedem nedem geceden
Uyan uyan yar sinene sar beni
Dağlar kışımış yolcum üşümüş perişanım ben
Uyan uyan yar sinene sar beni
Dağlar harami açma yarami nasıl edem ben

Yüce dağ başında aşırdın beni nedem nedem yar beni
Tükenmez dertlere düşürdün beni
Dağlar kışımış yolcum üşümüş perişanım ben

Madem soysuz göynün bende yokudu nedem nedem yokudu
Niye doğru yoldan şaşırttın beni
Dağlar kışımış yolcum üşümüş perişanım ben
Niye doğru yoldan şaşırttın beni
Dağlar harami açma yarami nasıl edem ben

Read More!

Karar Veremiyorum


Bazı insanlar kararsızdır. Öyle değil mi? Örneğin benim gibi. Ben de kendimi o kararsızlar kervanına katıyorum. İtiraf ediyorum ki ben bir kararsızım !

***


Karar verme dediğimiz olgu kabaca bir kaç seçenek arasından bize en uygun olanı
seçmektir, diyebiliriz. İşte karar vermeyi güçlü kılan en temel faktörler: bize en uygun olanını seçme hadisesi ve kafa karıştıran diğer seçenekler mevzusu.

Karar verme aslında en basit olarak söylemek gerekirse bir seçimdir. Derler ya her seçim bir vazgeçiştir diye. İşte o hesap...

Açmak istersek:


Elimizde A, B ve C olsun. Her halükarda birini seçmek diğerlerinden vazgeçme olayını birlikte doğurur. Biz A'ları, B'leri ya da C'leri akıl-mantık ve duygu süzgecinden geçirip, öyle karar veririz. Basit sanılan karar verme süreci aslında göründüğü kadar basit değildir.

Karar vermeye bir süreç olarak bakacak olursak da şu sıralamayı yapabiliriz:

1. Amaçların belirlenmesi
2. Kriterlerin oluşturulması
3. Alternatiflerin belirlenmesi
4. Alternatiflerin kriterlere göre değerlendirilmesi
5. Genel değerlendirme ve karar
6. Kararın incelenmesi ve geri dönüş.



Bir karar her zaman bu kadar yoğun bir şekilde alınmasa da, kaba hatlarıyla bu maddelere yakın bir süreç oluşuyor diyebiliriz.

Örneğimizden hareketle, A'yı seçmiş olalım. Biz A'yı seçerken mutlaka bize getireceği faydayı, zararı, uzun ya da kısa vade olsun, hesaplamış oluruz. Fakat her zaman karar verme süreci içinde hesap-kitap da olmayabilir. A'nın rengi hoşumuza gitmiş ve onu seçmiş de olabiliriz. Burada ise duygusal karar vermiş oluyoruz. Analitik düşünerek ya da duygusal düşünerek olsun, karar verirken ya da seçim yaparken mutlaka bir değerlendirme yapmış oluyoruz.

Karar verildikten sonra süreç kağıt üzerinde bitmiş gibi gözükse de aslında hiç bir
zaman süreç bitmez. Karar verme sonsuz bir süreçtir! Çünkü o anda vermiş olduğunuz karar bütün geleceğinizi etkileyen bir karar olabilir. Basit bir karar bile olsa... Mesela seçmiş olduğumuz A bir elbise ise, bu geleceğinizi çok fazla etkilemeyecektir. Ama aldığımız kararlar mutlaka geleceğimize az ya da çok olsun bir etki bırakacaklardır. Bu kaçınılmaz !

***


Karar vermeyi zorlaştıran, en azından benim adıma, karar verirken, fazlaca kriterimin olması. Hele ki alacağım karar geleceğimi ya da ailemin geleceğini etkileyecek bir karar olunca durum daha da vahimleşebiliyor. Biliyorum ve itiraf ediyorum. Kabul. Ben bir kararsızım. Ama daha önce, yani çocukluğumdan bu yana alınan bazı kararların insanların hayatlarını nasıl etkilediklerini gördüm ya da bizzat yaşadım. Belki de bu yüzdendir bu kadar kararsız oluşum.

Böyle olmamam gerektiğini biliyorum. Alınmış karar, alınmamışlardan her zaman iyidir. Çok fazla kararsız olmak, insanları sıktığı gibi güven kaybına da yol açıyor. Bunun da farkındayım.

Siz siz olun doğru, çabuk ve bir kere karar verin. Ve aldığınız kararın her zaman arkasında olun ama asla arkaya bakmayın. Çünkü devamlı arkaya bakarak yürürseniz, bir gün tökezler ve düşersiniz. Aman diyim...

Emre C.
20/07/2010
11:26

Not: Resim 1 şuradan.. Resim 2 şuradan... Resim 3 şuradan...

Kaynakça
:

1.Dönüşüm Konağı

2.TEPAV


3.Seçimler ve Biz

Dip Not: Bu blog Milliyet Blog'da Editör'den Öneriler sayfasında gösterilmektedir.

Read More!

Betül Demir - Herkes Haklı




Betül Demir - Herkes Haklı

Kime kızayım hangi nedenle hakla

Hele yalınız değişik yüzlü bir farkla
Bulduğumuz huzurlar tanıdık yakınen
Kim atmıyor icab edince farkla

Of ya herkes haklı aslında
Ofya kininde hep kastında
Of ya bir ton dayağı bastında
Aklına uydum kalbini esgeçtim

hop hop hop bi dur toplayacam
Yok yok yok bi daha yapmıycam
Oh oh oh be söyledim kurtuldum
Sen hala inadından çatlıycan

hop hop hop bi dur toplayacam
Yok yok yok bi daha yapmıycam
Oh oh oh be söyledim kurtuldum
Sen hala inadından çatlıycan

Read More!

Zamanı Durduranlar 1



Aşk engel tanımaz dedikleri bu olsa gerek...

Resim şuradan... Read More!

Bir Cuma



bir cumaydı
bir akşam üstü
annemin eli elimden düştü
gözleri nemli
sordum
hasret doğradım dedi

bir cumaydı
bir akşam üstü
annemin eli elimden düştü
beş aydı altı üstü
hasret doğrayan bıçak
paslanmaz değil mi
ana yüreği
yaşlanmaz değil mi

Emre C.

Not: Resim şuradan... Read More!

Sertab Erener - Koparılan Çiçekler



Sertab Erener - Koparılan Çiçekler

İyi ki varsın,
İyi ki sevmişim seni
Hem aldın, hem çaldın
Helal sana

Yok istemem diyen gönlüm
Çöle bile razı şimdi
Yanlış yola giden bendim
Lütfen dön gel

Ben yazdım kadere hüznü perişanı
Sonu gelmez yine de bitemez ümitler
Ama yoksa bahçemin eski şanı
Sebebi koparılan çiçekler
Read More!

Güneşin Kızı



Kırık dökük bir hayat yaşamıştı...

Oldukça çekingen, alıngan ve duygusaldı.

Şiirler yazardı...

Bazılarını kime yazdığını bile bilmezdi.

Sonra ağlardı kimi zaman. Odasında ve genellikle yorganın altında ve geceleri.

Saçma hayalleri vardı.

Saçma, çocukça hayaller...

Örneğin perilere inanırdı.

Çok saçma...

Çok çocukça...

Ama o inanırdı işte.

Bir gün bir perinin odasının balkonuna konacağını düşlerdi.

Sonra dünyalar güzeli peri usulca camı tıklatacaktı.

O hemen kapıyı açacak ve hayatına ışık dolacaktı.

''Kimsin sen'' diye soracaktı periye...

''Kimsin sen?''

''Güneşin kızıyım ben'' diyecekti peri gülümseyerek.

Eteklerinde umut olacaktı perinin...

Buram buram yaşam kokacaktı.

Aşkın canlı kanıtı olacaktı...

O, çocuğa aşkı anlatacaktı. Sevmeyi, fedakarlığı, bir olmayı...

Aşk ummanında boğulup boğulup tekrar dirilmeyi...

Ölüm nedir, yaşam nedir o zaman anlayacaktı çocuk.

Gerçek şiirler yazacaktı. Kaleminden kelimeler damlayacaktı saman kağıtlara.

Mis gibi kokan saman kağıtlar kelimelerle tutuşacaktı. Alev önce bütün odayı, sonra evi, Sonra da tüm evreni tutuşturacaktı.

Onlar tutuşacaktı...

Kızın elleri söndürecekti ateşi.

çocuk kızın buz gibi elleriyle yaşama dönecekti sonra.

Aşk, hayat, ölüm, sonbahar ve kış...

Ağlamak, gülmek, sevişmek, ilkbahar ve yaz...

Çocuğun herşeyi olacaktı dünyanın en güzel kızı...

Bir peri...

Kızın elleri buz gibiyken; gözleri sıcacık olacaktı...

Yumuşacık bakacaktı çocuğa.

Onun kahve çekirdeği gözlerine tanıyacaktı dünyayı.

Tüm bildiklerini sıfırlayıp, ''yapmam'' ''yapamam'' ları unutup, yeniden doğacaktı...

Soğuk bir mart sabahı olacaktı ikinci doğum günü.

Çocuğun herşeyi olacaktı dünyanın en güzel kızı...

Bir peri...


***

Güzel hayalleri vardı...

Güzel, çocukça hayaller...

Perilere inanırdı...

Güzel bir perinin onun olacağını düşlerdi...

Bir gün hayatına o güzel peri düştü...

İyi ki hayal etmiş ve inanmışım diye düşündü...

Düşündü... Düşündü... Oturdu..

ve yazdı:


''Bir peri

Güneşin kızı''

06/07/2010
Emre C.

Not: Resim şuradan...

Read More!

Ozan DOĞULU & SILA - ALAIN DELON


Ozan DOĞULU & SILA - ALAIN DELON

Bütün gün öyle oturdum evde
Tadım tuzum yok olur ya öyle
Duvarların da ağzı var dili yok
Hadi kalk giyin gez toz dedim
Azcık da sen boz dedim
Aradım taradım kimse evde yok

Işıklı janjanlı girdim rastgele bir kapıdan
Meğer herkes burdaymış bihabermişim dünyadan
Kızlarla laflarken sen göründün bir anda
Bi numaralar Allah Allah bu ne n`oluyor ya

Babababa havalara nasıl da geriniyor
Alain Delon`um benim nasıl da kasılıyor
No no no almayayım başkası alsın
Tipim değilsin üstü kalsın

Nasıl da yalnız ve çıplak herkes
Mutsuz ve damsız herkes
Benim de bundan aşağı kalır yanım yok
Read More!

Ben V



Bir maske takıyorum bugün yüzüme
Özgürlük için
Barış için
Bilmediğim bir ülkeye gidiyorum trenle
Son vagon bomba dolu
O bilmediğim ülkede
Duymadığım lisanda aşk şarkıları söylüyorum
Kel bir kız benimle dans ediyor
Sonra bir yağmur başlıyor derinden
O kız yağmurda ıslanırken anlıyorum
Ateşte yanmak ne demek
Ölüme göğüs geriyorum
Özgürlük için
Barış için

Bilmediğim bir ülkeye gidiyorum trenle
Son vagon bomba dolu
O bilmediğim ülkede
Mozart ben ve Orhan Veli
Bir rakı sofrası kuruyoruz
İçtikçe güzelleşirken
Aşktan da konuşuyoruz
Hava fişekler atılıyor birden
Özgürlük için
Barış için

Bilmediğim bir ülkeye gidiyorum trenle
Son vagon bomba dolu
O bilmediğim ülkede
Parlamento havaya uçuyor bir gün
İnsanlarda maske
Yığın yığın
Öbek öbek
Binlerce insan yürüyor sokaklarda
Özgürlük için
Barış için

Bilmediğim bir ülkeye gidiyorum trenle
Son vagon bomba dolu
O bilmediğim ülkede
İşte o bir vagon dolusu bomba patlıyor
Havai fişekler atılıyor
Gökyüzünde kocaman bir V harfi beliriyor
Özgürlük için
Barış için

Bilmediğim bir ülkeye gidiyorum trenle
Son vagon bomba dolu
O bilmediğim ülkede
Yüzümde bir maske
Ölüyorum
Özgürlük için
Barış için

Ben V

Not: Bu şiir ''V for Vendetta'' filminden sonra kaleme alınmıştır. Resim filmden bir karedir. Read More!

Gripin - Durma Yağmur Durma



Gripin-Durma Yağmur Durma

zaten ıslağım boğazın ortasında
yaşlarım gizleniyor damlalarında
durma, yağmur durma

cilalanıyor ruhum istanbul sağnağında
damlalar karışmış elmacıklarıma
durma, yağmur durma…

okunmuyor adı artık yıldızlarda
ayrılık yazıyor arkası yarınlarda
sorma bana, sen de onu sorma

sorma, sorma doldur boğaziçini
sen doldur ben içerim efkarımla kana kana
durma, durma doldur boğaziçini
sen doldur ben içerim yalanlara kana kana
durma, canım cayır cayır yanıyor
söndür yalvarırım durma n’olur durma

durma, yağmur durma
sorma, sen de onu sorma

zaten ıslağım boğazın ortasında
yaşlarım gizleniyor damlalarında
durma, yağmur durma

cilalanıyor ruhum istanbul sağnağında
damlalar karışmış elmacıklarıma
durma, yağmur durma…

okunmuyor adı artık yıldızlarda
ayrılık yazıyor arkası yarınlarda
sorma bana, sen de onu sorma

sorma, sorma doldur boğaziçini
sen doldur ben içerim efkarımla kana kana
durma, durma doldur boğaziçini
sen doldur ben içerim yalanlara kana kana
durma, canım cayır cayır yanıyor
söndür yalvarırım durma n’olur durma

durma, yağmur durma
sorma, sen de onu sorma

sorma, sorma doldur boğaziçini
sen doldur ben içerim efkarımla kana kana
durma, durma doldur boğaziçini
sen doldur ben içerim yalanlara kana kana
durma, canım cayır cayır yanıyor
söndür yalvarırım durma n’olur durma

durma, yağmur durma
sorma, sen de onu sorma Read More!

Ablamla Özendiğimiz Şeyler - I




Küçükken ablamla bir çok hayal kurardık. Bunların en temel kaynağı pek tabi Televizyon ve oradaki yabancı yapımlardı. Bu yazı dizisinde (eğer devam edebilirsem) kısa kısa ablamla hayalini kurduğumuz ''şeylerden'' bahsedeceğim.

1) Çalışma Odası - Kütüphane

Yabancı filmlerde, özelikle klasik olanlarında, zengin ailelerin 101 odalı evlerinde muhakak ki ailenin babası ya da reisi konumundaki kişisi için bir çalışma odası olurdu. Biz buna o kadar imrenerek bakardık ki anlatamam. Mesela şöyle bir sahne olurdu:

Yemekler yenilmiş olurdu. ( Yemekler upuzuuun masalarda yeniliyor tabi ki) Ardından evin reisi ya da babası konumundaki şahıs, hizmetçiler masayı toplamaya gelince, ''Kahvemi çalışma odama getirin'' derdi. Ya da bazı filmlerde ''Kahvemi Kütüphaneme getirin'' olurdu ki o zaman tadından yenmezdi. Bize de ağzımızın sularını silmek kalırdı.

O çalışma odaları ya da kütüphaneler de mutlaka şahane koltuklarla, kitaplıklarla, kitaplarla ve biblolarla süslenmiş olurdu. Eğer film, gerilim ya da esrarengiz bir filmse kitaplığın arkasından evin gizli bir yerine açılan bir geçit olurdu. Sadece belli kişilerin bildiği bir kitap aradan çekilir ve koca kitaplık dönerek yol verirdi. Bu kısma da bayılırdık.

Biz de neden bu kadar büyük etki bıraktığını inanın bilmiyorum. Ama hala ablamla bu konuda takılırız birbirimize. ''Abla kahvemi odama getir lütfen'' ya da ''Kahvelerimizi haydi kütüphanede alalım'' der ve gülüşürüz hınzırca. Yaşlarımız ne olursa olsun. Bu küçük anılar bizi hep çocukluğumuza götürür.

İkimiz de hala bu özlemi taşıyoruz biliyorum. O da ben de kitaplar biriktiriyoruz harıl harıl. Bir gün belki bu hayalimiz gerçek olabilir, kim bilir. Ama ben bu hayali ve bunu ablamla paylaşmayı çok seviyorum. Eminim ki o da aynı duyguları taşıyordur benimle.

(Ablama ithafen...)

Emre C.

Not: Resim şuradan...

Read More!