Sakızlı Muhallebi












Küçük bir hanım, ufak adımlarla sokakta yürürken
ve birden kuşlar
aman Allah'ım ne de güzel kuşlar,
ve simitçi, sıcak simitleriyle
geçerken;
sokak ağlamaklı olmuştu
çünkü o küçük hanım da ağlıyordu
belki sevgilisinden ayrılmıştı
ama pek de naifti bedeni
ince, zarif
çıt kırıldım
ama ona yakışıyordu
yakışmayan ise belki onu terk eden adamın yaptığıydı
kaba saba, sert mizaçlı
küfürbaz, belki de...
hep de mi böyle olur Ya Rabbim
bir iyiye bir kötü
bir kötüye bir iyi
belki de o hanım başka bir şeylere
ağlıyordu
ne bileyim
ben sokağı öyle ağlamaklı görünce
sandım ki
terkedilmiş, yıkılmış

durdu bir süre sonra küçük hanım
çantasında peçete arıyordu belli ki
ne cesaret ben uzattım hemen yanına yaklaşarak
ne oldu dedim aniden, kısık sesle
sevgilimden ayrıldım dedi, kısık sesle
onu aldatmış, çok seviyormuş oysa,
neden böyle olmuş, neden hep üzülüyormuş
bunu hak etmiyormuş
hak etmiyorsunuz dedim, küçük hanım
yüzüme baktı

bir pastaneye gittik
orada daha çok anlattı
daha çok ağladı
nedensiz sevdim onu
sanki tanısa beni severmiş gibi hissettim
üzmedim
üstelemedim
belli etmedim
oysa ilk gördüğüm andan beri içim pır pır
göğsümü kafes eyledim
o kuşu salmayacaktım
açılmayacaktım
ben de üzerdim onu
bir iyiye bir kötü
bir kötüye bir iyi
hep böyle olurdu
o iyiydi
demek ki ben de kötüydüm

o hayatını anlatırken
ben ise ne kadar üzüldüğümü düşünüyordum
ne de çok terkedilmiştim
hatta pek çoğunda daha tanışmadan
otobüs köşelerinde
sokak kenarlarında
fakat bu sefer tanışmıştım
belki açılsam benim olabilirdi
biz olabilirdik
ama o iyiydi

ağlaması kesildi
tavuk göğsü siparişi verdi hatta
ben ise her zaman sakızlı muhallebiyi sevmiştim
ilk babamla yemiştik
hani 13. doğum günümde bir cuma günüydü
okuldan almıştı beni
ve pastaneye getirmişti
oğlumla baş başa şöyle bir tatlı yiyelim demişti
ne de mutlu olmuştum belli edemesem de
sonra çok seveceksin, eminim, deyip sakızlı muhallebi yemiştik
ah babam
sonra çekip gitmeseydin daha da çok severdim seni
ben seni o pastanede gömdüm
sen gitmedin aslında

neyse ya
küçük hanım tatlısını bitirmişti
çıkarken pastaneden
görüşür müyüz dedi
nasıl bu kadar çabuk unutmuştu onu
ne kadar kötü olursa olsun
hayır dedim
görüşmeyiz
ben bu işlerde pek iyi değilimdir
sen bilirsin, teşekkür ederim dedi
yürüdü gitti
arkasını dönseydi
dur diyecektim, görüşürüz elbet
sevdim seni aslında
belki de aşık da olurduk
kim bilir

boş versene ruhum
yürü gidelim, dedim
sokaklara döndük
10 gündür iş arıyordum
bulabileceğime dair içimde bir umut yeşertiyordum
ne salak adamım
bazen kendimi, çoğu zaman kendimi, sevmiyorum
o yüzden beni sevebilecek birilerini arıyorum devamlı
onların gözlerinde seveceğim kendimi
onların gözlerinde öleceğim.
seni seviyorum anne

Emre C.

(Not: Tablo Nurcan Aral, adres şurası...)
 
Read More!