Salı, Kasım 06, 2007

Eskişehir'i Tanıyor Musunuz ?



Doğduğum şehir Eskişehir.
Çocukluğumda ayazını yediğim şehir Eskişehir.
Adı eski kendi "YENİ" şehir Eskişehir.
Ayrılmak zorunda olduğum; yıllar sonra kavuştuğum şehir Eskişehir. Büyükşehir Eskişehir.
 
Ne kadar tanıyorsunuz Eskişehir'i?
 
Mesela bunları biliyor musun?
 
-Yunus Emre'nin Eskişehir'li olduğunu biliyor musun?
-Aynı şekilde Nasreddin Hoca'nın, Şeyh Edebali'nin, Seyyid Battal Gazi'nin,
-Hatta Cüneyt Arkın(Fahrettin Cüretlibatur), Tuna Kiremitçi, Beyazıt Öztürk, Güner Ümit, İlhan Mansız, Mithat Körler, Nalan (of aman), Nuri Alço, Hakkı Devrim, Azra Akın, Mehmet Terzi, Selçuk Erdem, Berkant, Enis Batur, Prof.Dr. Mehmet Kaplan ve bir çok yazar, şair, siyasetçi ve sanatçının Eskişehir'li olduğunu biliyor musun?
-İstanbul, Ankara ve İzmir dışında 2 üniversiteye sahip tek Anadolu kenti olduğunu, halk ile öğrencilerin çok güzel bir şekilde kaynaştığını, şehrin mega kampüs görüntüsünde olduğunu ve bu şartlar altında nadir öğrenci kentlerinden biri olduğunu ( Avrupa dahil )
-Yaklaşık 40 bin öğrencinin bulunduğunu,
-İçinden Tramvay, porsuk çayından da feribot ( espot ) seferlerinin olduğunu,
-Ulusal Tren seferlerinin uğradığı tek şehir olduğunu,
-Şehir planını 1930'larda Fransızların yaptığını ve halen daha da güzelleşerek devam ettiğini,
-Nüfusunun ( 2000 sayımına göre ) 700 bin civarında olduğunu,
-Dünyada lületaşının çıktığı tek bölge olduğunu,
-Türkiye Açık Öğretim Fakültesinin merkezi olduğunu,
-Ortadoğu ve Balkanların tek havacılık okulunun olduğunu,
-OKS ve ÖSS'de her yıl ilk beşe en az birinin girdiğini,
-Eskişehirspor'un bir zamanlar ligde fırtına gibi estiğini, kupalar kazandığını, nice gol kralları ve nadide futbol adamları yetiştirdiğini,
-Sokaklarda hala güvenli dolaşabileceğiniz, suç oranlarının Türkiye oranlarının altında olan bir şehir olduğunu,
-Şehrin dört bir yanını güzel-garip heykellerin ( 60 ) süslediğini,
-Birçok sinema, tiyatro, sergi ve kültür salonlarıyla tam bir kültür kenti olduğunu,
-Senfoni Orkestrasına sahip olduğunu,
-Bir çok bakımdan Avrupa Kenti olma yolunda ilerlediğini,
-Bor-Boraks, Perlit, Krom, Manyezit, Kalsedon, Torit, Toryum gibi çok önemli maden yataklarının bulunduğunu,
-Köprü Dizisinin Eskişehir'de çekildiğini,
Bunlar ilk etapta aklıma gelenler ve bulabildiklerim. Eskişehir görülmesi, gezilmesi gereken bir kent. Bir Avrupa kenti görünümünde ama Anadoluluğundan hiç bir şey kaybetmemiş bir kent. Sevdiğinizde onun da sizi seveceği bir yer. Bir çok öğrencinin mutlu mesut yaşadığı, ayrılırken hüzünlendiği kent. Çok da anlatılmaz aslında Eskişehir. Bizzat yaşanır. Hem de doya doya...
 
Yapmadan Dönmeyin:
 
Yazılıkaya'yı ( Midas Anıtı ) görmeden,
Sakarıılıca Termal Turizm merkezini ziyaret etmeden,
Şehrin en ünlü yemeği olan çi-böreğinin tadına bakmadan,
Açık Hava Müzesini ziyaret etmeden,
Anadolu Üniversitesinin kampüsünü gezmeden,
Haller Gençlik Merkezi'ne uğramadan,
Lületaşı eserlerinden satın almadan,
Doktorlar Caddesi ve Adalar'da turlamadan,
Espot'a ve Tramvay'a binmeden,
Restore edilen "Odunpazarı Evlerini" görmeden,
Dönmeyin...

Hiç yorum yok: