Cumartesi, Kasım 08, 2008

Beyaz Duman Tez Ayrılık


Damlayabilmek isterdim avuçlarına..

Avuçlarındaki bu ter, sıcaktan mı yoksa yorgunluktan mı ?

Neyse..

Şimdi neler yapıyorsun acaba ? Hangi şehrin nüfusunu arttırmaktasın ?

Ben ise şimdi, şu anda, oturmuş boş boş etrafa bakınıyorum.

Yağmur yağsam mı yağmasam mı kararsızlığında. senin ağlama öncesi halin gibi. nasıl da tatlı olurdun..

Bakınıyorum ve görüyorum ki karşı evin bacasından gri dumanlar yükselmekte göğe.

Gri mi beyaz mı ?

Gece için fark eder mi sence beyaz ya da gri olması ? içinden geçiyor olması yeterli değil midir ?

Benim içimden türlü türlü renkte şeyler geçiyor şu anda. ama benim için fark eder ne renk oldukları.

Düşüncelerimin rengi vardır.

Gri düşünceler..

Beyaz düşünceler..

Kara düşünceler

ve mavi düşünceler.

Diğerlerini saymaya lüzum görmedim. canım bunları saymak istedi belki..

Beyaz ve kara düşünceleri az çok anladın. gri nasıldır sence?

Gri düşünceler. Derin mevzu. Anlatması güç. Şöyle desem: "ne beni üzecek kadar karamsar; ne saf bir mutluluğa itecek kadar hoppa"

Bu oldu. Mavi düşünceler vardır bir de. onlar daha da derin. Onları bildik cümlelerle anlatmak güç. Tek söyleyebileceğim, onlar benim mürekkebim. Ana fikrim. Var oluş sebebim..

Bu da oldu. Güzel. Sevdim...

Seni de seviyordum.

Bir gün gittin.

Hani bırakmak yoktu ya avuçlarımı? Hani sarılmayacaktın başka birisine?

Yalan.

Tıpkı seninKoca bir yalansınız. Sen ve ruhun.
Sizi artık sevmiyorum.
Bu daha güzel oldu. Oh canıma değsin...!

..

Emre C.


 

Hiç yorum yok: